tubahar
Salı, Ekim 27, 2009 · Kategori: tubahar
Gittin...
Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
Bil ki; seni Unutamadım...
Eskişehirli
Salı, Ekim 27, 2009 · Kategori: absuma
Yürekten kan gidiyor , sen gidiyorsun,
Herşey gidiyor,
Gökte bulut,dağda kar,düzde kervan gidiyor,
Solgun bir gül oluyor insan,
Bir demet kır çiçeği ölüyor,sen gidiyorsun,
Ne ucuz yaşıyorsun,ne kolay,
Bir kristal gibi ellerimden düşüyorsun,
Bakma öyle,
Ben kanıyorum sen üşüyorsun...
Kolay değil bir yalan bu,
Yaralayan,kanayan,koca bir yalan,
Yalan işte,
Sevdiğim yalan,
Şarkılardan arta kalan ve sabah buğusu,
Ve tarla faresi ve ekmek derdindeki işçi kalbi gibi,
Yumuşak,sıcak bir yalan...
Islak gözlerimle geçiyorum,
Yaralı bir ceylanın kalbinden,
Ceplerimde kül var,
Bir yangından arta kalan...
Sorduğum adreslerde kimse oturmuyor,
Ve kimse olmuyor ben sorduğum zaman,
Herşey bir yalan gibi yandığı zaman,
Yalnız olduğunu anlıyor insan,
Anladım ve geçtim,
Yaralı bir ceylanın kalbinden...
Aynamı kırdım,fotoğraflarımı yaktım,
Nasıl da acımasızdın tafralarıma karşı,
Nasıl da umarsız...
Su gördüm düşümde,
Karanlıktı ve gürültüyle çağlıyordu,
Ceplerimde kül vardı ve yanıyordu,
Sonra sabah oluyor,
Ve bir ceylan kalbinde alem ağlıyordu...
Hayır,diyordu bir dağ köylüsü,
Hiç bir şey için geç değil,
Ve geç değil,
Birşey için hiçbirşey,
Birşey vardı öyleyse,birşey,
Beni çeken,
Gecenin dağdasından uzağa,
Kocaman çayırlara çeken birşey,
Gümrah ırmaklara,
Sonra sıcağa sonra acıya,
Sonra yaralarıma merhem olmaya kapıma dayanan birşey...
Tutsana beni bırakmasana,
Olsun,yaralasana,
Olsun,ağrısada,
Yalan da olsa kalsana...
Eskişehirli aşkının olduğu yerde ben varım,
SEN OLMASAN DA ben varım,
Yağmur yağar,saçlarım filizlenir,
Bir yıldız düşer omuzlarıma,
Islık çalar,ıslanır,şarkılarımı söyler geçerim kapımdan,
Camların buğusundan ve yağmurun kokusundan tanırlar beni,
Bilirler en iyi YALANLARINI ben alırım onların,
Adresler sorarım kimseler oturmaz orada,
Ve kimseler olmaz ben sordukça...
Eskişehirli,
Şimdi gidersen,
Şimdi git... (me),
Kalırsan şimdi...
sevda
Pazartesi, Hazirane 15, 2009 · Kategori: tubahar
Üşüyorum*
Pazartesi, Mart 30, 2009 ·
Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum Gözlerim parke parke taş duvarlarda Açılıyor hayal pencerelerim Hafif bir rüzgâr gibi, süzülüyorum Kekik kokulu koyaklardan aşarak Güvercinler ülkesinde dolaşıyor Bir çeşme başı arıyorum Yarpuzlar arasında kendimi bırakıp Mis gibi nane kokuları arasında Ruhumu dinlemek istiyorum Zikre dalmış her şey Güne gülümserken papatyalar Dualar gibi yükselir ümitlerim Güneşle kol kola kırlarda koşarak Siz peygamber çiçekleri toplarken Ben çeşme başında uzanmak istiyorum Huzur dolu içimde Ben sonsuzluğu düşünüyorum Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum Durun kapanmayın pencerelerim Güneşimi kapatmayın Beton çok soğuk, üşüyorum... * Muhsin Yazıcıoğlu (12 Eylül 1980 ihtilalinin ardından 7,5 yıl kaldığı Mamak Cezaevi'nde yazdı.)
YAR'a
Çarşamba, Mart 25, 2009 · Kategori: tubahar
Bitti sanmıştım, yada ağustasda bitmeli....
Seninle yaşadığı bir günü, tüm geçmişine ve geleceğine denk tutan bir ruhu, mahşere kadar taşımak zor gelecek biliyor musun?...
Öyle ya bir yağmur da,
Sen Yağmurum değilmisin Ey YÂR....
Aklıma düşmeye gör, en fırtınalı denizde yolunu kaybeden en acımasız dalga olur bakışlarım... Yağmurların saçlarıma buluştuğu an çıkan sesleri duymanı hiç istemem! Canı çok acıyan bir damla ağlıyor dersin eminim...
Gördüğüm her kuşun kanadına gözlerimi koyuyorum, bulunduğun diyarlara gelirler de seni görürüm diye...
Sana " yar" diyorum, " yaralarım" kanıyor...
Sana "yara" diyorum, tüm sözlerimin öznesi oluyor
" yar' a"...
Yara giden yolda kocaman bir yaram var!!!
Ne diyeyim, yara yardansa akan kanım değil,
sen gözden düşerken
Cuma, Mart 6, 2009 · Kategori: tubahar
Karanlık çöktüğünde çıkılır yolculuklara
ansızın yokluklara...
Göz bebekten ayrılır
zehir gibi su......
sensiz gözlerde
Güneş batar, yürek savrulur,
terkedilir en güzel yerinde
sen kokulu uykular
Ayrılıkların bağrında bahar yok olur
ayaz vurur , öyle böyle değil
zemheri de nergisler yanıp kavrulur
Ömür biter , göğe yükselir çığlıklar
gün doğmadan kaç defa ölünür…
geldiler sanırım :((((
Salı, Kasım 4, 2008 ·
“Eski bir Son/baharın,
…yaprağına düşen çiğ damlasına ithafıdır…
Belki de tarihsiz takvimlerin girdabındaki ilk/bahara…”
Bir kez daha anla sevgili
Sonbaharda bitimsizdir sevdalar…...
bilmem saçmalardan seçmeler
Salı, Temmuz 1, 2008 · Kategori: tubahar
bir yerde okumustum,
nehirler özledikleri yere akar diyordu şair:
nehir olsam nereye akardım diye gecirdim içimden ,
bu satırları okurken
ilk durağım neresi olurdu acaba ?
senin kurak toprağına gelmeye cesaret edebilirmiydim.
sevgi gözü kara olmak diyordu baska bir şair...
o zaman biraz gözü kara olmak lazım
savaş meydaninda çırılçıplak
silahsız ve savunmasiz kalmaktı ask......
AŞIK degilim belki de ben,,,
cünkü hala senden kalma bir silahim var....
uzun zamandan beri kendime söz verdim ben unutmak için seni....
Çünkü unutmak lazım diyor bir Şair...
söz verdim unutmak icin seni ,
içimdeki yara zorlayacak beni farkındayım
yinde hiç bir satırıma seni almayacagım
sen gibi kokmayacak hic bir şiirim
ve ben ; sen diye baslayan tüm yazıları sileceğim hayatımdan
Silemiyorsan karalayacaksın diyor bir yazıda
ben senin üstüne cok cizgi çektim,
sildim seni
silemedigim yerde karaladım
başardim mı???
bilmiyorum zaman gösterecek . . .
simdi saat; gece yarısı
kendimi unuttum ve senden ben kadar uzaktayım
ben en cok kendime uzagım cünkü
seni bende unuttum
sana ölesiye uzaklığım bundan
hava soğuk üsüyorum ve hastayımda ayrıca
şimdi sesini duymak vardı,
olmuyor. . .
sağlık olsun yaşadığını bilmek de güzel be yüreğim
sevmek gecenin bir yarisinda seni özledim diye aramaktir diyordu,
okudugum kitapta seviyor muyum ?
EVET
ama yinede arayamam ki
belki kıyamam uyandırmaya
yada ne bilim ,
açmayacağını ,
açsanda bir yabancıdan daha yabancı konusacağını bilirim arayamam işte....
sen git ben şiirler yazarim sana diyordum ayrılırken
artık onuda yapmıyorum
hayat kargaşasında kaybettim mısralarımı
ve ben sana sadece bu kkırık dökük satırları yazabiliyorum aslında
yeminim de var kendime
sana bir kelime bile yazmayacaktım
bu yemini ettigimde ben
umrumdaydı okuduğun ve hissettiğin
simdi herşey gibi ondanda vazgectim
oku yada okuma
sevgimi hisset yada yok say beni , yok say bana dair herseyi
tek bir sarki kaldi simdi geceden geriye
sevemiyorum diyor istemiyorum senden sonra hic kimseyi
ve gece yine uykusuz olacaga benziyor
önemli degil
hastayım da zaten , yorgun ve kırgınım hayata
yaşıyorum ama öylesine
vazgectim herseyden
umrumda bile değilsin demistim ya yalan
hep umrumdaydın
umrumda olacaksin
yaşıyorsam hala umrumdasın diye
yaşıyorsam hala yaşıyorsun diye
evet
görmesemde biliyorum yaşıyorsun ya
ve simdi kimbilir kaçıncı uykudasın
güneş gözlerine gölge degmesin asla
iyi geceler . . . . . .
seni unutmak mı.......?
Cumartesi, Hazirane 28, 2008 ·
gecenin bir yarısı gene
seni sensiz ne kadar düşüneceğim
bilmiyorum yüreğim
ya yalancıydı bahar yada yalancı olmalıydı
her ikisinin bittii yer neresi gözüm vuslat
nerde yangın yeri neresi bilirmisin
seni unutmakmı
İlginçtir seni düşündüğüm zaman neşeleniyorum.
Bir başka dünyadasın,bir başka boyutta.
Ve ben seni daha çok özlüyorum.
saat:01.02 Elimde çayım, balkona çıkıyorum.
Fonda sessizlik. Ayaktayım, üşüyorum.
Ellerimi ceplerime götürüyorum sonra.
Küçücük kağıtlar. Kağıtlarda adın var... Tutuşuyor ellerim.
İçimde kaynar sular.
Ay bana gülümsüyor.
Yıldızlar göz kırpıyor çok uzaklardan.
Sen göz kırpıyorsun ''sen kaç köşeli yıldızsın''....
Çok eski zamanlardan çekip alıyorsun beni.
Yola koyuluyorum. nehirlerinden şiir akan, sokakları aşk kokan masumiyet ülkesini arıyorum. Masum değilim ya belki ondandır yüreğim...
Yitik cenneti..Yoldayım.
Tek azığım sensizlik
Yüreğim ateşte ısınıyor, onun ışığıyla ilerliyoruz. Yol uzun/uzak/yüreğimizden başka pusulada yok gövdemizin cebinde...
dedim ya YÜREĞİM.....
seni unutmak mı.....?
İlginçtir seni düşündüğüm zaman neşeleniyorum.
Yorum (5) Yorum yaz!
2 mayıs
Cuma, Mayıs 2, 2008 · Kategori: tubahar
1 Mayıs
kavgam var sensizlikde,
Sabaha çok var uyuyam gözüm.
sigaradan yana şansım çok gibi....
ne sen bitersin düşüncelerimde,
nede sigaram ayrılır kül tablasından,
bilirsin ya yüreğim
gerçi sigaramda kültablasıyla kavgalı ya,
o işi hala çay tablası görüyor.....
zaten sığınacak bir rüyam da yok ki senden yana
gerçi alışmışken sensizliğe,
yol uzun 2 Mayısa ne kaldı
belki dakkalar belki saniyeler....
sus deme be yüreğim
zaten konuşmuyorum ki..
dilimmi tutulmuş bilmem ama
tutunan bir elim birde gözlerim var
sensizliğe....
2 mayıs
unutmussundur beni,
belki de nefret ettiğin yerlerde de kalmamıştır adım.
2 mayıs
seni uyandırmak,
senin yanında olmak istemezmiydim,
en güzel hediyeyi yüreğine
seni sana............
sakladığım göz yaşlarımı,
gerçi onuda beceremem ya
saklayamadığım göz yaşlarım şimdi gene gözlerimde
iykide kağıda yazmıyorum yüreğim damlar onuda batırırdım
aynı senin sevgini batırdığım gibi....
2 mayıs
iyki doğdun yüreğim
yanımda olmasanda
sensizlik var ya yanımda...
« Önceki ::